Bağımsız Denetim ile Firmanızın Değerini Arttırın

1 Temmuz 2012’de yürürlüğe giren ticaret ve ekonomik hayata önemli düzenlemeler getiren Yeni Türk Ticaret Kanunu, pek çok şirketi bağımsız denetim ve UFRS ile tanıştırdı. 1 Şubat 2015 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararıyla bağımsız denetime tabi olmaya ilişkin kriterler yeniden belirlenmiş ve 2015 yılı için bağımsız denetim kapsamı genişletilmiştir.

Buna göre tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte;

  • 50 Milyon TL ve üstü aktif toplamı,
  • 100 Milyon TL ve üstü yıllık net satış hasılatı,
  • 200 ve üstü çalışan sayısı,

ölçütlerinden 2013 ve 2014 yıllarında herhangi ikisini sağlayan şirketler Bağımsız Denetim kapsamına alınmışlardır.

Bağımsız Denetime tabi olmaya ilişkin kriterleri aşağı çeken karar, Türkiye'de bağımsız denetime tabi şirket kapsamını önemli ölçüde genişletmiştir.

Bu süreçte denetim bir işletmenin mali tablo ve diğer finansal bilgilerinin önceden belirlenmiş kriterlere uygunluğunun tüm bağımsız denetim tekniklerinin kullanılarak değerlendirilmesi ve bir rapora bağlanması anlamına geliyor. Bağımsız denetimle bir işletmenin mali durumu hakkında paydaşları, ortakları sağlıklı bir bilgiye kavuşuyor.

“Şirket bir kişiliktir. Tüzel kişiliktir. Bunun da gerçek durumunu, kim olduğunu, nelere sahip olduğunu, değerinin ne olduğunu, ne kadar talep görebileceğini bize gösteren tek gösterge de mali tablodur. Bunu gösteren mali tabloların bu şeffaflıkta gösteren standartlar da Türk Ticaret Kanunu’yla birlikte aslında zorunlu hale gelecek. Bizim için avantaj olan Türkiye Finansal Raporlama Standartları’nın uygulanmasıdır. Denetlenmiş, bağımsız denetimden geçmiş, gerçek durumunu gösteren mali tablolar hem hedeflerini şirket sahiplerinin veya yöneticilerin hedeflerini daha iyi görmelerini, daha net görmelerini hem de gelecek projeksiyonlarını doğru yapabilmelerini hem de o zamanki gerçek resmi çekmelerini sağlayacak.”

Bağımsız denetim şirketleri kurumsallaşma süreçlerinde kolaylık, şeffaflık, hesap verilebilirlik, geleceğe yönelik sağlıklı kararların alınmasında etkinlik ve piyasa güvenilirliği sağlıyor. Bu kapsamda şirketler her sene genel kurullarında bağımsız denetçilerini atamakla ve bunu tescil ve ilanla yükümlüler. Peki aynı zamanda bir paydaş da olan bağımsız denetçinin görevi nedir?

“Bağımsız denetçinin görevi, sizin mali tablolarınızı, KOBİ’lerin mali tablolarını alıp gerçek ve uygun şeffaf görünümü sağlayıp sağlamadığı konusunda görüş vermektir. Bu görüşte, yani en başta tüm hesaplardan başlar, tek tek kendi denetim tekniklerine göre ‘Bu hesap doğrudur. Yok bu hesap doğru değildir. Buna göre düzeltilmesi gereklidir’ gibi testleri vardır ve bunu yapar.”

Bağımsız denetim her şeyden önce bir zihniyet meselesi. Bu yüzden KOBİ’lerin sahipleri, müdürleri hatta çalışanlarının sürece uyum sağlamak için zamana ve kurum kültürlerinde değişikliğe ihtiyaç duymaları olası.

“Şirket sahipleri, şirket yöneticileri Türk Ticaret Kanunu’nun getirdiği regülatif zorunluluk olarak değil de bağımsız denetimi, şirketlerinin gerçekten kurumsallaşmasında, şirket değerlerini yükseltmesinde çok önemli bir sürece girdiklerini farkına vararak hareket etmeliler.”

KOBİ’lerin bağımsız denetçilerini seçerken deneyimli, şirkete katkı sağlayacak, denetim sürecini titizlikle yürütecek bir denetçi tercih etmelerinde fayda var.